Samanyolu’nun Sadece İki Sarmal Kolu Var

1

Eğer sürekli evimizin içinde yaşasaydık, hiçbir zaman evimizin dışarıdan nasıl göründüğünü bilemezdik. Aynı durum galaksimiz Samanyolu (Milk Way) için geçerli. Bizler galaksinin içinde yaşıyoruz ve dışarıdan galaksimizin gerçekte nasıl göründüğünü bilmiyoruz. Örnek olabilecek, galaksimize benzer şekilde sarmal kollara sahip, gözlemleyebildiğimiz başka galaksiler var. Ancak bu durum, evimizin penceresinden diğer evleri görmekten farksız. Kendi evimizin görünüşü konusunda hâlâ emin değiliz. Bu nedenle astronomlar, samanyoluna ait detaylı bir harita üzerinde çalışıyorlar. Şu anda ortaya çıkan sonuç, galaksimizin geçmiş yıllarda düşünüldüğü gibi 4 değil sadece 2 kolunun olduğu yönünde.

Samanyolu

Bundan önceki Samanyolu’na ait harita çalışmaları, 1950’li yıllarda radyo teleskoplar yardımıyla gerçekleştiriliyordu. Çalışmalar sonunda galaksimizin 4 sarmal kola sahip olduğu açıklandı: Norma, Scutum-Centaurus, Sagittarius ve Perseus. Güneş Sistemi’miz ise Sagittarius ve Perseus kolları arasında bulunan Orion kolundaydı. Bu çalışmalardan sonra, 2005 yılında, kızılötesi teleskoplar yardımıyla, gaz ve toz bulutuyla kaplı galaksi merkezi yönünde yapılan gözlemlerde, önemli bir sonuç elde edildi. Buna göre galaksi merkezimiz bildiğimizden daha geniş bir alanı kapsıyordu.

Günümüzde bu çalışmaların büyük bir bölümü NASA’nın uzay teleskobu Spitzer yardımıyla gerçekleşiyor. Astronomlar 110 milyondan fazla yıldızı içeren 800.000 fotoğrafı birleştirerek bir görüntü elde etmeye çalışıyorlar. Yazılımlar yardımıyla yıldızlar sayılıyor ve dağılım yoğunlukları araştırılıyor. Şu anda bulunan sonuç, yıldız yoğunluğunun ana kollardan biri olan Scutum-Centaurus kolu boyunca artarken, Sagittarius ve Norma kollarında herhangi bir artış olmadığını gösteriyor. Diğer anakol Perseus kolu ise galaksimizin dış kısımlarını sarıyor.

Kaynaklar

Paylaş

Yazar Hakkında

1 Yorum

  1. Gökçen Sezgin Tarih:

    zaman geçtikçe yeni bilgiler herkesi şaşırtıyor.belki doğruları takip ediyoruz,yada doğrulardan uzaklaşıp tamamen başka bilgilere yol alıyoruz.Ama her iki durumda da çalışmalarımızı sürdürmek ve hala cevaplanmamış sorulara yanıt aramak çok güzel bir şey.Ben bir gün bu evreni anlayacağımızı umuyorum.Peki ya ne zaman?