Yazar: Arif Bayırlı
NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu’nun yeni bulgularına göre, çevresi toz bulutlarıyla kaplı genç yıldızların etrafında oluÅŸan ÅŸok dalgaları, gezegenlerin yapı taÅŸlarını oluÅŸturuyor.
Spitzer, gezegen oluÅŸumunun erken evrelerinde gözlediÄŸi yıldızların çevresinde kuvars benzeri kristaller bulduÄŸunu açıkladı. Cristobalite and Tridymite olarak bilinen bu ince kristallerin daha önceden kuyruklu yıldızlarda, bazı meteorlarda ve Dünya yüzeyinde volkanik lavalarda bulunduÄŸu biliniyordu. Bu mineralleri özel kılan ise, oluÅŸumları için, anlık ısınma gerektiren ÅŸok dalgaları gibi etkilere ihtiyaç duymaları.
Astronomlar, hızlanan jetlerde sonik patlamalara neden olan benzer ÅŸok dalgalarının, yıldızların çevresinde gezegen oluÅŸumlarında da büyük etkisi olduÄŸunu belirtiyorlar. Rochester Üniversitesi’nden William Forrest: “Bu gezegen oluÅŸumlarını inceleyerek Dünya’nın 4.6 milyar önce nasıl oluÅŸtuÄŸuna dair bir çok ipucu elde edebiliriz. Spitzer verileri bize bu oluÅŸumların erken evreleri hakkında elimizdekilerden daha iyi fikir verdi.”diyor.
Gezegenler girdap gibi dönen ve toz ve gaz parçacıklarından meydana gelen yassı disklerin içinde oluÅŸuyorlar. İlk baÅŸta bu parçacık denizinde tek başına olan partiküller, bir araya gelerek, gezegenler gibi büyük yapıları oluÅŸturuyorlar. Ev sahibi yıldız ve gezegen diskinden oluÅŸan sistemin ilk birkaç milyon yaşında gerçekleÅŸen bu oluÅŸumun ilk evresinde disk sıkışıp düzleÅŸirken, parçacıklar kristalleÅŸerek birbirlerine tutunurlar.
Forrest ve araÅŸtırma ekibi 400 ışık yılı uzaklıktaki 5 gezegen oluÅŸum sistemini Spitzer ile gözlediklerinde günlük hayatta kullandığımız camın ana maddesi olan silis(silisyum dioksit) kristallerine rastladılar. Silis bileÅŸikler eritilip kristalize edildiÄŸinde büyük sekizgen (hegzagonal) kuvars kristaller oluÅŸturabiliyor. Daha da yüksek sıcaklıklara maruz bırakıldığında ise volkanların çevresinde sıklıkla karşılaşılan küçük kristalleri oluÅŸturuyorlar.
Spitzer’in bulgularına rastladığı cristobalite (solda) ve tridymite (saÄŸda) kristalleri. Arka plandaki fotoÄŸrafta ise genç bir yıldız ve etrafındaki gezegen oluÅŸum diskinin hayali çizimi görülüyor.
AraÅŸtırma ekibinin gezegen oluÅŸum bölgesinde buldukları da tam olarak bu çok yüksek sıcaklıklarda oluÅŸabilen Cristobalite and Tridymite kristalleri. AraÅŸtırma ekibinden Sargent: “Cristobalite and Tridymite kuvarsın yüksek sıcaklıkta oluÅŸan formlarıdır. Kuvars kristallerini yüksek sıcaklıklara çıkarırsanız bulacağınız ÅŸeyler tam olarak bunlar.” diye belirtiyor.
Fakat, kristallerin oluÅŸabilmesi icin 1200 Kelvin (~1500 Santigrat Derece) seviyesinde sıcaklıklara ihtiyaç duyuluyor. Sorun olan ÅŸu ki, yeni gezegen oluÅŸum bölgelerindeki 100 ve 1000 K arasında deÄŸiÅŸen sıcaklıklar kristaller oluÅŸumları için yeterli koÅŸulları saÄŸlamıyor. Kristaller oluÅŸumlarında hızlı bir ısınmanın ardından hızlı bir soÄŸumaya ihtiyaç duyduklarından, araÅŸtırmacılar bu süreçlerin nedenininin ÅŸok dalgaları olduÄŸunu tahmin ediyorlar.
Süper sonik basınç dalgaları olan ÅŸok dalgaları yeni gezegen oluÅŸum disklerinde yüksek hızlarda dönen gaz bulutları çarpıştıklarında meydana geliyorlar. Bazı teorisyenler bu ÅŸok dalgalarının dev gezegenlerin oluÅŸumunda da etkili olduÄŸunu düÅŸünüyorlar.
Bulgular GüneÅŸ Sistemi’ndeki yerel kanıtlarla uyuÅŸuyor. Dünya’ya çok eski zamanlarda düÅŸmüÅŸ meteorlarda rastlanan kondrul (gökkumu) olarak bilinen küresel çakıl taÅŸlarının da GüneÅŸ Sistemi’nin erken oluÅŸum diskindeki ÅŸok dalgaları tarafından kristalize edildiÄŸi düÅŸünülüyor. Ayrıca NASA’nın Stardust görevi sonucunda da Wild 2 kuyruklu yıldızında tridymite kristaline rastlanmıştı.
Kaynaklar