NASA’nın gezgin araçları Spirit ve Opportunity Mars’taki beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken önümüzdeki günlerde büyük başarılara imza atmaya devam edeceği düşünülüyor. 3 Ocak 2004’te NASA’nın Jet Motorları Geliştirme Merkezi’nden (JPL) yüzlerce bilim adamı ve mühendisin çığlıkları arasında Mars’a inen Spirit ve 21 gün sonra onu takip eden Oppurtunity gezgin ...
Satürn’e son zamanlarda hiç baktınız mı? Galileo’nun teleskobunu bu gezegene çevirdiğinde onu şaşkınlığa uğratan o muhteşem halkalar artık neredeyse görünmez oldular. Yılın bu son günlerinde Satürn’ü halkaları olmadan görme fırsatını kaçırmayın!
Yakından geçtiklerinde gökyüzünün en göz alıcı görüntülerini oluşturan, gaz, toz ve buz karışımı “kirli kartopu” benzeri yapıdaki kuyruklu yıldızlar en çok Güneş’in yakınından geçerken keşfediliyorlar. Bu konuda binin üzerinde keşifle yıllardır uzmanlaşmış olan SOHO uydusunun yanında STEREO uydularının da yaptığı gözlemlerle 2003 yılında gözlemlenmiş fakat izini kaybettirmiş bir kuyruklu yıldız tekrar gün yüzüne çıkarıldı.
Tübitak Ulusal Gözlemevi (TUG)’nin artık gelenekselleşen “Gök Olayları Yıllığı”nın 2009 sayısı yayınlandı. Her ay’a ait gezegen konum bilgileri, gökyüzü olayları ve gökyüzü haritalarının bulunduğu bu faydalı kaynakta 2009 yılına özel olarak Astronomi Yılı konusunda da üç yazı bulunuyor.
Aristotales’in belirttiği gibi durağan ve değişmez bir evrende yaşamadığımız görüşü 20.yy’da evren üzerine ortaya atılan teoriler ve yapılan gözlemlerle daha da güç kazanmıştı. Bunlar arasında Einstein da dahil herkesi en çok şaşırtan genişleyen bir evrende yaşıyor olduğumuz gerçeği olsa gerek. 1998 yılında bir grup astronomun Ia süpernovalar (yıldız patlaması kalıntıları) üzerine bulguları ise bu genişlemenin hızlanarak gerçekleştiğini gösterdiğinde yer yerinden oynadı denebilir. Bu genişlemeden sorumlu olarak da gizemli doğası hakkında fazla bir şey bilmediğimiz ve “karanlık” olarak nitelendirdiğimiz “karanlık enerji” ortaya atıldı. Geçtiğimiz günlerde ise astronomlar ilk defa karanlık enerjinin evrendeki en büyük yapılar olan dev galaksi kümeleri üzerindeki etkilerini Chandra X-Işını teleskobu ile inceleyerek, hem bu gizemli enerji hakkında hem de evrenin geleceği konusunda bir çok fikir edindiler.
Astronomlar genç spiral yapılı galaksilerle, yaşlı eliptik galaksiler arasındaki kayıp halkayı keşfettiler.
Evrenin derin gizemlerini incelemeye hazırlanan İsviçre sınırındaki 26 km’lik LHC (Large Hadron Collider – Büyük Hadron Çarpıştırıcı) parçacık hızlandırıcısının çalışmaya başlamasının ardından, 19 Eylül’de CERN tarafından yapılan açıklama ile bir sorunla karşılaştığı duyurulmuştu. Hızlandırıcı tünelindeki bir kısa devre nedeniyle soğutucu sıvı olarak kullanılan helyum tünele sızmış, süperiletken mıknatısların hızlıca ısınmasına ve dolayısıyla ciddi hasara neden olmuştu. Sızıntı, kullanılan aletleri kaynak yerlerinden sökmüş ve büyük bir tamir operasyonuna gerek kılmıştı. Geçtiğimiz günlerde tünele müdehale edilip hasara göz atıldığında, hızlandırıcının en erken 2009 ilk baharında tekrar çalışmalara başlayabileceği duyuruldu. Sızan heliumun uyguladığı devasa basınç nedeniyle mıknatısları tutan dengeleyiciler (kırmızı kutular) mıknatıslardan ayrılmışlar.
Astronomlar kahverengi cücelerin yıldızlara benzer şekilde oluştuklarına dair çok güçlü kanıtlar elde ettiler.
NASA, Hubble Uzay Teleskobu’nun tamiri için yapılacak STS-125 görevinin tarihini 12 Mayıs 2009 olarak belirlendiğini duyurdu. Bu yıl Ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanan görev, Hubble üzerinde veri idare ünitesindeki problem nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti. Bu tarihten beri mühendisler, uçuş için, bilimsel araçlar kontrol ve veri idare sisteminin yedek ünitesini hazırlıyorlar ve 2009 baharında NASA’nın Kennedy Uçuş Merkezine göndermeyi planlıyorlar.
Tycho Brahe’in 1572 yılında gözlediği ve o zamanlarda geçerli olan Aristoteles temelli, gökyüzünün değişmez, durağan yapısı olduğu inancını sarsan yıldız patlaması (süpernova) SN1572 üzerinde yapılan çalışmalar astronomlara yepyeni bilgiler sunuyor.