Ortaokul ve lise yıllarımda, Bilim ve Teknik dışında popüler dille hazırlanmış hatırı sayılır bir dergi yoktu. Gökbilimine hevesli bir çocuk olarak, dergiyi alır almaz baktığım ilk sayfa “Gökyüzü Köşesi” olurdu. Uzayla ilgili yazıları ve Gökyüzü Köşesi’ni bir solukta okurdum. Şimdi, bu köşenin yazarıyla röportaj yapmak benim için gerçekten bir onur. O zamanlar birisi bana, Alp Akoğlu ile röportaj yapıp bunu da yayınlayacaksın dese, buna kesinlikle inanmazdım. Alp Bey’in sorularımıza verdiği içten cevaplarda, ben bir amatör gökbilimci olarak kendimden çok şey buldum; eminim ki siz de bulacaksınız.
Yenal Öğmen'nin 2005 yılındaki Amatör Astronomi Sempozyumu'nda yaptığı konuşma oldukça ilgi çekiciydi. Kıbrıs'ta matematik ve bilgisayar öğretmeni olan Öğmen, 2000 yılında ilk teleskobunu alıyor. Ardından teleskobun sürekli taşınma zorluğundan dolayı gözlemevi ihtiyacı doğuyor ve evinin arka bahçesinde ufak bir gözlemevi yaptırıyor. Sempozyumda yaptığı konuşmasında da bu gözlemevini neden yaptığını, yapım sürecini kısacası bir gözlemevinin doğuşunu anlatıyordu. O günlerden bugüne, artık astronomi alanında oldukça yol kateden Öğmen ile ufak bir söyleşi gerçekleştirdik.