Astronomi ile profesyonel tutku bağı olanlar ve gök gözlemini amatör bir heyecanla sürdürenlerin ortak merakıdır “Evrenin neresindeyiz?” sorusu.
Siz de eğer bir gökyüzü tutkunuysanız, artık bu hafta sonu ne yapacağım diye kara kara düşünmenize gerek yok! İşinizin ya da okulunuzun yorgunluğunu atmak ya da boş zamanınızı değerlendirmek adına bundan sonra artık her hafta yayınlayacağımız “Hafta sonu Gökyüzü Keyfi” yazılarımızı Cuma günleri sitemizden takip edebilirsiniz. Haftalık rehberimizde, hafta sonu olacak önemli gökyüzü olaylarının detaylarını ve sizler için seçtiğimiz 3 hedefi bulacaksınız. Bu hedefleri, bulunma konusunda zorluk seviyelerine göre belirleyeceğim. Çıplak gözle gözlenebilecek bir hedefin yanında, dürbün ya da küçük bir teleskopla kolaylıkla bulunabilecek bir hedef ve orta boy teleskoplar için görece zor bir hedefi sizlerle paylaşacağım. Bu hedeflerin konum bilgilerinin yanında kimi zaman fiziksel özellikleri kimi zaman da tarihsel yönleri konusunda bilgileri de bu yazı dizisinde bulacaksınız. Lafı uzatmadan ilk “Haftasonu Gökyüzü Keyfi”ne başlayalım, ne dersiniz?
Aristotales’in belirttiği gibi durağan ve değişmez bir evrende yaşamadığımız görüşü 20.yy’da evren üzerine ortaya atılan teoriler ve yapılan gözlemlerle daha da güç kazanmıştı. Bunlar arasında Einstein da dahil herkesi en çok şaşırtan genişleyen bir evrende yaşıyor olduğumuz gerçeği olsa gerek. 1998 yılında bir grup astronomun Ia süpernovalar (yıldız patlaması kalıntıları) üzerine bulguları ise bu genişlemenin hızlanarak gerçekleştiğini gösterdiğinde yer yerinden oynadı denebilir. Bu genişlemeden sorumlu olarak da gizemli doğası hakkında fazla bir şey bilmediğimiz ve “karanlık” olarak nitelendirdiğimiz “karanlık enerji” ortaya atıldı. Geçtiğimiz günlerde ise astronomlar ilk defa karanlık enerjinin evrendeki en büyük yapılar olan dev galaksi kümeleri üzerindeki etkilerini Chandra X-Işını teleskobu ile inceleyerek, hem bu gizemli enerji hakkında hem de evrenin geleceği konusunda bir çok fikir edindiler.