Altı yaşındaki kardeşim tam bir soru makinesi. Nerede yakalasa evrenin doğası hakkında beni sorguya çekiyor. Son zamanlardaki popüler sorusu ise “Evrendeki en büyük yıldız hangisidir?” Bu soruya basit bir cevabım vardı: “Evren çok büyük bir yer ve muhtemelen en büyük yıldızın hangisi olduğunu bulmanın yolu yok.” Bu cevabım onu pek memnun etmemiş olacak ki soruyu biraz değiştirip yeniden sordu: “Bildiklerimiz arasında en büyük yıldız hangisi?” Ayaküstü sohbet ederken, internet erişimi olmadan, bu soruya cevap vermek güç. Eve döndüğümde biraz araştırma yaptım ve bulduklarımı sizinle paylaşmak istiyorum.
Astronomi ile profesyonel tutku bağı olanlar ve gök gözlemini amatör bir heyecanla sürdürenlerin ortak merakıdır “Evrenin neresindeyiz?” sorusu.
Güneş Sistemi dışında keşfedilen gezegenlerin sayısı 1990’lı yıllardan bu yana 340’ı buldu ve her gün sayıca artmaya devam ediyor. Yakın gelecekte uzaya gönderilmesi planlanan Kepler gözlem uydusu ve Karasal Gezegen Bulucu gibi uzay teleskopları ile bu rakam çok daha artacağa benziyor.
Güneş Sistemi dışı gezegenler günümüzün en çok konuşulan konusu. Şu ana kadar sayıları 330'lara ulaşan bu gezegenlerin keşfi, gezegen sistemlerinin sadece bizim yıldızımız Güneş'e ait bir ayrıcalık olmadığını, bunların birçok yıldız etrafında gözlenen sıradan oluşumlar olduğunu gösterdi. Bu araştırmalardaki en heyecan verici soru ise bir gün Dünya benzeri bir gezegenin bulunup bulunamayacağı. Şu ana kadar gözlenen gezegenlerin hemen hepsi Jüpiter-Neptün büyüklüğüne yakın gaz devi gezegenler. Ayrıca bu gezegenlerin etrafında dolandıkları yıldızlara Güneş-Merkür arası mesafeden daha da yakın olmaları Dünya ile benzerlik konusunda pek de uyumlu sonuçlar vermiyor.
2.5 seneden beri Ankara’da yaşıyorum. İlk kez bu kış adam akıllı kar yağdı. İzmir’de doğup büyümüş benim gibi bir insan için, kar yağışı her zaman ilginç ve değerli bir olay olmuştur. Karın üzerinde yürümek, kar topu oynamak, doğanın beyazlar içindeki güzelliğini seyretmek bile başlı başlına bir eğlencedir bizim için.
Güneş’imiz… Yeryüzündeki hayatın yegane kaynağı ve destekçisi. Bizi her gün bıkmadan usanmadan ısıtan yıldızımız, 5 milyar yıldan beri istikrarlı bir şekilde Dünya’daki yaşamı sürdürme görevini yerine getirmesine rağmen, aslında kendisi hiç de sakin ve istikrarlı bir yıldız değildir.
İstanbul’un içinde ama ondan sanki kilometrelerce uzakta, Boğaz’a bakan yemyeşil bir yerleşke içerisinde, gözlem kubbesi bulutlara doğru uzanan Kandilli Rasathanesi Astronomi Laboratuarı’nı UzayveAstronomi.com olarak ziyaret ettik ve çalışmaları hakkında değerli hocamız Prof. Dr. Atila Özgüç’den bilgiler aldık.
Yıldızlar arası boşlukta bir mermi gibi hızla hareket eden bir yıldız hayal edin! Bu hareketli yıldızların da tıpkı bir sürat teknesinin suda ardında bıraktığı dalgalar gibi, yıldızlar arası yoğun maddede parlak izler bıraktığı Hubble tarafından gözlendi.
21 Aralık, yıl içerisinde gece süresinin en fazla (14 saat, 47 dakika) ve günün en kısaya (9 saat, 13 dakika) ulaşacağı tarihtir. Bu sanal nokta 21 Aralık Pazar günü saat 14:04’de Güneş’in bulunacağı yerdir, sanal noktanın gerçek yeri bu yıl ülkemizden görülebilecek. Gök mekaniği meraklıları için, belirtilen tarih ve saatte bu özel noktanın uzaydaki yerini kestirmek ilginç olacaktır. Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya ve günler de uzamaya başlayacak.
Güneş’imiz uzun süredir yine sakinliğini sürdürmekte. Güneş olaylarını SOHO uydusundan saat saat izleyebilirsiniz. Bu adresten ayrıca, Yer’den gözlenemeyen çok sayıda kuyrukluyıldız keşiflerini izlemek de olası. Aslan takım yıldızından 10–23 Kasım arasında Leonidler isimli göktaşı fırtınası özellikle 17 Kasım gecesinde izlenebilecek. Saatte 20 veya daha fazla sayıda göktaşı görülebilir. Bilindiği gibi yağmurlar dışında gece boyunca sadece 6–7 kadar göktaşı görülebilmekte. Göktaşı yağışını izlemek isteyen okuyucular 17–18 Kasım Pazartesi–Salı gece yarısından sonra (Salı gününe sarkan gece) doğuda ufuktan 24 derece kadar yüksekteki Aslan takım yıldızı bölgesine bakabilirler. Bir–iki göktaşının görülmesi yağışın yerini de belirler. Ay’ın olması olumsuz, yakınında Satürn’ün bulunması ile birlikte göktaşı yağışını izlemeye her zaman değer. Yaklaşık mercimek büyüklüğündeki gök taşları doğal havai fişek gösterisi görünümündeler. Leonidler ve diğer göktaşı yağmurları ve gözlemleri hakkında ayrıntılı bilgi Uluslararası Göktaşı Kuruluşu’ndan öğrenilebilir.