Güneş üzerinde görülen leke gruplarının sayılarında, zamanla artmalar ve azalmalar olduğu gözlenir. Uzun yıllar göz önüne alındığında, aktiviteye bağlı olarak, leke gruplarının sayısı her 11 yılda bir maksimuma ulaşır ve minimuma düşer. "Güneş Leke Çevrimi" adı verilen bu periyodun minimumundayken çok az leke grubu oluşurken, çevrim maksimuma ulaşınca çok fazla leke grubu oluşur. Son zamanlarda ortaya çıkan raporlar, içinde bulunduğumuz minimumun, beklenenden daha uzun devam ettiğini öne sürüyor. Ancak NASA'da Güneş üzerinde çalışan David Hathaway'e göre Güneş lekesi sayısında süren sakinlik, çevrim için, tarihi normlara uygun görünüyor. Minimum ve Maksimum evrelerinde Güneş
Kova takım yıldızı civarında yer alan Delta Aquarii yıldızının yakınından yağan Güney Delta Aquaridler isimli göktaşı yağmuru, 12 Temmuz ile 19 Ağustos tarihleri arasında görülebilir. En yüksek sayıya ise 27 Temmuz’da ulaşır. Saatte yaklaşık 20 kadar göktaşı sayılabilir. Bilindiği gibi, yağmurlar dışında gece boyunca ancak az sayıda (6 - 7 kadar) göktaşı görülebilmekte. Bu göktaşı yağmurunu izlemek isteyen okuyucular, özellikle 27 Temmuz gece 23’den başlayarak sabaha kadar başlangıçta doğu tarafta ve ufuktan 11 derece yüksekteki Kova takım yıldızı bölgesine bakabilirler. Göktaşı yağmurları ve gözlemleri hakkında ayrıntılı bilgi için Uluslararası Göktaşı Kuruluşu’nun sitesi ziyaret edilebilir. 27 Temmuz, 23:00, Doğu ufku
21 Haziran yıl içerisinde gece süresinin en kısa (8 saat 52 dakika) ve günün en uzun (15 saat 8 dakika) olduğu tarihtir. Bu tarihten itibaren geceler artık uzamaya ve günler kısalmaya başlayacak. Ülkemizin Yerküre üzerindeki konumuna göre yıl boyunca gece–gündüz süresinin değişimi TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin (kısaca TUG’un) hazırladığı 2008 Gök Olayları Yıllığı kitapçığı sayfa 20–21 de var. Kum saatine benzeyen şeklin incelen orta yerinin 21 Haziran’a karşılık geldiği görülecek.
Geçtiğimiz ayın son haftasında saatlerin 1 saat ileri alınması ile yaz saati uygulamasına geçildi. Faturalı–elektrikle aydınlatmanın yerini olabildiğince sıfır masraflı–gün ışığı alması amaçlanmakta. Ülkemizin Yerküre üzerindeki konumuna göre yıl boyunca gündüz–gece süresinin değişimi TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin (kısaca TUG’un) hazırladığı “2008 Gök Olayları Yıllığı” kitapçığı sayfa 20–21 de var. Yaz saati uygulaması ile, boylam başlangıcından (İngiltere–Greenwich’ten ve sıfır saat) doğal uzaklığından (2 saat uzakta yer almamızdan) bir saat daha uzaklaştık. Fark 3 saate çıktı ve sanal da olsa batıdan uzaklaştık, daha doğuya ötelendik. Çok az lekeler görünmeye başlasa da Güneş’imiz uzun süredir hiç lekeli durumunu sürdürüyor. Güneş olaylarını Yer’den aylık olarak buradan ve saat saat uydudan izlenebilir.
Güneş, gezegenimize en yakın yıldızdır. Güneş Sistemi’nin merkezinde yer alan orta kütleli bir yıldız olup, sistemi’in kütlesinin yaklaşık %99,8’ini oluşturur. H-R (Hertzsprung - Russel) diyagramına göre G2V türünden yıldız sınıfına girer. G2, Güneş’in yüzey sıcaklığının yaklaşık 5780 K olduğu, dolayısıyla sarı bir anakol yıldızı oluğunu göstermektedir.
Güneş Sistemi'nin tek yıldızı olan Güneş, enerji ve yaşam kaynağımızdır. Tabloda, Güneş'e ait bazı sayısal bilgiler verilmiştir.
Yunanca "komē” (saç) kelimesinden türeyen "komētēs" yani "saçlı yıldız", gökyüzünün en görkemli cisimleridir. Gökyüzünde bir kuyrukluyıldızın (komet) görülmesi, bilim adamlarının olduğu kadar halkın da ilgisini çekmektedir. Astronomlar, uzay fizikçileri, jeologlar ve hatta biyologlar, bu canlı görünüşün içindeki çeşitli fiziksel özellikleri incelerler.
Yıldızlararası ortama ait bir kısım parçalar güneş sisteminin içerisinden geçmektedir. Atomik parçalardan ve az miktarda tozdan oluşan bu galaktik ziyaretçiler, gezegenlerarası ortamda dolaşabilecekleri gibi güneş sistemindeki büyük cisimler ile de çarpışabilir. Her bir parçacık mikroskobik ölçülerde olmasına rağmen, güneş sistemindeki toplam kütleleri inanılamayacak kadar büyüktür. Gerçekten, helyosferdeki gazın yaklaşık %98 lik kısmı -güneş rüzgârının doldurduğu uzay hacmi- yıldızlararası maddeden ibarettir. Bu parçacıklar bir gezegenin çevresi ile nasıl etkileşir? Gezegenin atmosferine önemli etkileri var mıdır? Şimdilik bu soruların cevaplarını kimse bilememektedir.
Parlak süperdev yıldızlar evrendeki en parlak yıldızlardır: Işıma güçleri güneşin ışıma gücünün birkaç yüz bin katı kadardır. Astronomlar, Galaksimizde nadir bulunan parlak süperdevlere büyük önem verirler.