Başka yıldızların çevresinde dönen Dünya benzeri gezegenler var mı? Bu akşam fırlatılacak Kepler uzay aracının görevi işte bu soruya yanıt bulmak. Bunu nasıl gerçekleştirecek diye merak ediyorsanız cevabını bu makalede bulacaksınız.
Bir yaz gecesi dışarı çıkıp Yay takımyıldızı bölgesine doğru bakarsanız, yaklaşık 4 milyon kütleli dev bir karadeliğe doğru bakıyor olacaksınız. Tabii ki karadeliği göremeyeceksiniz; çünkü bu devasa yapı, kütlesi nedeniyle etrafındaki uzay dokusunu öyle bir bükmüştür ki artık ondan ışık dahi kaçamaz. Galaksilerin merkezlerindeki bu karadelikler sadece Samanyolu’na özel bir durum değil, hemen hemen bütün galaksilerin merkezinde birer tane var. Fakat yeni yayınlanan habere göre ise gözlemler sonucu merkezinde iki karadeliğin bulunduğu bir galaksi keşfedildi.
Astronomi ile profesyonel tutku bağı olanlar ve gök gözlemini amatör bir heyecanla sürdürenlerin ortak merakıdır “Evrenin neresindeyiz?” sorusu.
Galaksimiz Samanyolu’nun merkezinde bir kara delik mi var? Merkezdeki yıldız yapılar nasıl? Bunları öğrenmek için en iyi yol daha da yakından bakmak. Hubble ve Spitzer Uzay teleskoplarının kızıl ötesi dalga boyunda yaptıkları yakın gözlemler sonucu galaksi merkezinde yeni dev yıldız popülasyonlarına ve iyonize haldeki gazların oluşturdukları karmaşık yapılara rastlandı.
Aristotales’in belirttiği gibi durağan ve değişmez bir evrende yaşamadığımız görüşü 20.yy’da evren üzerine ortaya atılan teoriler ve yapılan gözlemlerle daha da güç kazanmıştı. Bunlar arasında Einstein da dahil herkesi en çok şaşırtan genişleyen bir evrende yaşıyor olduğumuz gerçeği olsa gerek. 1998 yılında bir grup astronomun Ia süpernovalar (yıldız patlaması kalıntıları) üzerine bulguları ise bu genişlemenin hızlanarak gerçekleştiğini gösterdiğinde yer yerinden oynadı denebilir. Bu genişlemeden sorumlu olarak da gizemli doğası hakkında fazla bir şey bilmediğimiz ve “karanlık” olarak nitelendirdiğimiz “karanlık enerji” ortaya atıldı. Geçtiğimiz günlerde ise astronomlar ilk defa karanlık enerjinin evrendeki en büyük yapılar olan dev galaksi kümeleri üzerindeki etkilerini Chandra X-Işını teleskobu ile inceleyerek, hem bu gizemli enerji hakkında hem de evrenin geleceği konusunda bir çok fikir edindiler.
2008 her alanda önemli olaylara sahne oldu. Uzay araştırmaları ve astronomi alanında da önemli gelişmeler yaşandı. Phoenix uzay aracı Mars’a indi, evrenin sırlarını çözmek için hazırlanan büyük deney düzeneği tamamlandı, Hindistan Ay’a yolculukta “Bende varım” dedi… Bunlar 2008 yılı içinde yaşanan önemli olaylardan sadece birkaçı. Sizler için uzay ve astronomi alanında yaşanan önemli 10 olayı belirledik. Aralarından en önemlisini seçmeyi size bıraktık.
Eğer sürekli evimizin içinde yaşasaydık, hiçbir zaman evimizin dışarıdan nasıl göründüğünü bilemezdik. Aynı durum galaksimiz Samanyolu (Milk Way) için geçerli. Bizler galaksinin içinde yaşıyoruz ve dışarıdan galaksimizin gerçekte nasıl göründüğünü bilmiyoruz. Örnek olabilecek, galaksimize benzer şekilde sarmal kollara sahip, gözlemleyebildiğimiz başka galaksiler var. Ancak bu durum, evimizin penceresinden diğer evleri görmekten farksız. Kendi evimizin görünüşü konusunda hâlâ emin değiliz. Bu nedenle astronomlar, samanyoluna ait detaylı bir harita üzerinde çalışıyorlar. Şu anda ortaya çıkan sonuç, galaksimizin geçmiş yıllarda düşünüldüğü gibi 4 değil sadece 2 kolunun olduğu yönünde.
Samanyolu galaksisi; yalnızca büyük bir spiral galaksi olmayıp, milyonlarca ışık yılına uzanan büyük bir imparatorluğun merkezidir. Samanyolu'nun imparatorluğun merkezi oluşunun nedeni; çevresinde bulunan 10 tane galaksiyi çekimsel olarak yönetmesidir.
İsviçre - Basel Astronomi Başkanı, Prof. Dr. G. A. Tammann'a göre, "bilimsel araştırma, yaşamımızı ve içinde yaşadığımız evrenin tasvirini değiştirmiş ve ortaya çıkan bu tasvir de düşüncemize kuvvetli bir etki yapmıştır. İşte, bilim bu yolda kültürümüzün çok önemli bir parçasını oluşturmaktadır".
Edwin Hubble yaklaşık 70 yıl önce galaksilerin temel doğasını keşfetti. 1990’lı yıllara gelindiğinde bile, galaksilerin nasıl doğduklarını, nasıl evrimleştiklerini ve evrende nasıl bir rol üstlendiklerini ancak söyleyebilmekteyiz. Neden galaksiler bu kadar gizemlidirler?