Dünya Astronomi Yılı çerçevesinde Türk Astronomi Derneği (TAD) tarafından “Optronik” firması sponsorluğundaki “Amatör Gökyüzü Fotoğrafları Yarışması” için başvurular devam ediyor. Sizde, herhangi bir zamanda çektiğiniz gökyüzü veya gökcisimleri konulu fotoğrafınızla yarışmaya katılabilir ve bir teleskop kazanabilirsiniz. Son başvuru tarihi 1 Ekim.
İnternet kullanıcıları tarafından en çok tercih edilen arama motoru Google da 2009 Dünya Astronomi Yılı’na destek veren kurumlar arasına girdi.
Astronomi ile profesyonel tutku bağı olanlar ve gök gözlemini amatör bir heyecanla sürdürenlerin ortak merakıdır “Evrenin neresindeyiz?” sorusu.
Samanyolu galaksisi; yalnızca büyük bir spiral galaksi olmayıp, milyonlarca ışık yılına uzanan büyük bir imparatorluğun merkezidir. Samanyolu'nun imparatorluğun merkezi oluşunun nedeni; çevresinde bulunan 10 tane galaksiyi çekimsel olarak yönetmesidir.
Şehir ışıklarından uzakta Ay'ın olmadığı açık bir gecede, gökyüzünü bir baştan öbür başa kuşatan puslu, parlak bir şeriti sık sık görebiliriz. Eski insanlar bunu sütyolu "Milkway" olarak isimlendirmişlerdir. Bugün, bu puslu şeritin Güneşin de içinde bulunduğu birkaç yüz milyon yıldızı içeren, disk şeklinde bir görünüm olduğunu biliyoruz.
Yeni bir yazı dizisi ile karşınızdayız: “Uzaydaki Dev Gözler”. Dünya’mızın yörüngesinde dolanan uzay teleskopları evreni gözleyen, kökenimize dair sorularımıza cevaplar arayan teknoloji harikası devasa birer gözdür. İlk uzay teleskobundan, yakın zamanda fırlatılan gezegen avcısı Kepler’e, hepimizin bildiği Hubble’dan 2013’te fırlatılacak olan James Webb’e kadar pek çok uzay teleskobunu ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Fakat; bunlara geçmeden önce dilerseniz, uzay teleskopları neden var, avantajları-dezavantajları nelerdir, maliyetleri ne kadardır gibi temel sorulara yanıt bulmaya çalışalım.
Yıldızlar... Bize en yakın ve tanıdık olan Güneş'le saymaya başlayalım. Ardından Alpha Centauri ve Bernard Yıldızı ile devam edelim; yüz milyar civarına geldiğimizde daha yeni yeni galaksimiz Samanyolu'ndaki yıldızları bitiriyor olacağız. Halbuki içinde yüz milyarlarca yıldız sayabileceğimiz daha yüz milyarlarca galaksi bizi bekliyor. Böylesine devasa evreni oluşturan yıldızlar sayıca fazla oldukları gibi çeşit ve karakter olarak da oldukça zenginler. Parlaklıkları zamanla değişenler, yüksek enerji seviyelerinde ışıma yapanlar, saniyede onlarca kez kendi ekseni etrafında dönenler, çevresinde gezegen sistemi olanlar, çoklu sistemler halinde bulunanlar... Bu yıldızlar arasında öyle bir tür yıldız türü var ki, bu yıldızlar yıllardır amatör astronomları peşinden sürüklüyor: Değişken yıldızlar. Peki, bizler amatör astronomlar olarak değişken yıldızları neden ve nasıl gözlüyoruz?
Güneş'e en yakın ikinci gezegen olan Venüs, bazı ilginç özellikleriyle ilgi uyandırıyor. Bu yazımızda, Venüs hakkındaki gerçeklere bir göz atacağız.
7 Ocak 1610 gecesinde, bundan yaklaşık 400 yıl önce, Galileo yaptığı teleskobunu öncelikli hedefi Ay'dan Jüpiter'e doğrulttuğunda yüz yıllardır kabul görev evren modelini yerinden salladığının farkında mıydı acaba? Evrendeki tek merkezin Dünya olduğu yönündeki yaygın inanışa karşıt Jüpiter'in etrafında gördüğü 3 küçük yıldız ona bambaşka bir evrenin ipuçlarını veriyordu. Gördüğü üç küçük yıldız daha sonra Io, Europa ve Ganymede olarak adlandırılacak olan Jüpiter'in üç uydusuydu.